4 yıl geçti, ilkokul bitti, okul taşınacağı için yeni okula başlama zamanı. Sen git evden 40 km uzağa taşınma kararı al ! Mecburen değişiklik yoluna girdik….

Allahım aynı sarmaldayım; yeni düzen, yeni okul, yeni sistem….Her şeye baştan başlıyoruz.

Ufak bir sır vereyim; evet okul değişikliği sırasında bir miktar stres yaşadım, öncesinde korkularım,endişelerim oldu. Yazmak gibi kolay geçmiyor her şey, ama o günler geçtikten sonra, geriye dönüp baktığımda “değdi mi bu strese” dediğim zamanlar çok oldu 🙂 Endişelenmek en doğal hakkımız, tabii abartmamak ve şekerli vatandaşlara hissettirmemek koşulu ile ! 🙂

Okul seçimini yine aynı kriterler doğrultusunda, küçük, butik, çabuk ulaşılabilir olarak yaptık. Seçenekler az olduğundan maalesef Fransızca olarak devam edemedik; ama okuldaki ek dersler sayesinde Fransızca’yı hayatta tutmayı başardık.

5. sınıfın ilk günü; NDS’den bir arkadaşı ile beraber; beyaz çoraplar, saçlarda iki örgü, boynunda Libre’si ile okul bahçesinde hazırdı bizim fazla şekerli.

Komik bir parantez açmadan geçemeyeceğim; o bahçede sadece 2 tane, örgülü saçlı, beyaz çorap ve siyah ayakkabılı kız vardı; onlar da Notre Dame de Sion disiplininden gelen Nitsa ve arkadaşı Naz. 🙂 Anlayacağınız biraz Fransız kaldık… 🙂 neyse ki sonradan uyum sağlamakta gecikmediler !!! 🙂

Okul kaydını yaparken Müdür bey bir diyabetli çocuk daha olduğundan bahsetmişti ama onun da 5. sınıfta olduğunu söylememişti.

Okulun bahçesinde tören sırasında fazla şekerli numara 2, Karla ile karşılaştık. Belinde takılı Dexcom’dan tanıdık. “Gel bakayım” dedim, “Sen diyabetli misin? Evet” dedi şaşkın şaşkın. Hemen Nitsa ile tanıştırdık, meğer yan sınıftaymış 🙂 Diyabetli anneler beni anlar; başka bir diyabetli çocuk gördüğümüzde seviniriz biz; yanlış anlamayın o çocuk da diyabet olduğu için değil keşke olmasaydı; ama kendi çocuğumuz kendine benzer birini bulduğu için seviniriz:) İçimi bir neşe kapladı birden.

Karla hemen annesine haber uçurdu; annesi, anında çok iyi arkadaş olduğumuz tatlı Anna, hafiften bir çığlık atarak sevincimi paylaştı 🙂

Okula kayıt olduktan sonra, henüz okullar açılmadan, görüşmek için revire gitmiştik; eski sitemde revirle işimizi görüyorduk ya…. durumu anlattık; buzdolabına yedek humalog ve glukagon koyacağımızı söyledik ki zaten Karla’nın ekipman oradaydı 🙂

Revirin sınıfla çok çok yakın olmamasını, Nitsa’nın artık büyümüş olmasını da göz önüne alarak ciddi bir sistem değişikliğine gittik. FSL Nitsa’nın boynunda; her an ölçebilir. İnsulin, glukometre vs. çantada; kendi insulin de yapabiliyor. Cep telefonunu üzerinde taşıması ile ilgili özel izin alarak; bu işi Nitsa ile götürmeye başladık. Sorumluluğu tamamen ona verdik; tabii ki öğretmenlere detaylı bir bilgilendirme yaparak. Bildiğim kadarı ile bu konu için özel bir toplantı yaptılar aralarında…

Evden yemeği ısıtılmış olarak termosta gönderiyor, yemekten sonra Nitsa arayınca karbonhidrat hesaplayıp telefonda insulin unitesini söylüyordum. Karla da aynı sitemde idi. Reviri pek kullanmadık diyebilirim. Bu sistem 2 yıl devam etti.

Artık bu yıl , 7. sınıfın başında, benim cadı özgürlüğünü ilan etti, hiç aramıyor; aramamayı bırak, telefonu arkadaşları ile beraber zil çalmadan yönetime teslim ediyor, bir daha çıkışta alıyor. Ara ki bulasın….Sırası gelince anlatacağım.

Tıpkı NDS’de olduğu gibi yeni okulumuzda da ilgili ve şevkatli öğretmenler, iyi insanlar girdi hayatımıza. Tek tek ilgilendiler, aradılar sordular. Şimdiye kadar bir sorun yaşamadık.

Olur da Nitsa yanına şeker almayı unutursa hemen Karla’ya gider, Karla’nın bir ihtiyacı olsun hemen bizimkine koşar. Bütün gün beraber olmasalar bile kendilerini güvende hissediyorlar bence… Tabii Anna ve ben de…

Küçük çocuğu olan diyabetli anneler; inanın seneler çok hızlı geçiyor, hikayemizi anlatıyorum size, farkı görüyorsunuzdur; gün gelecek kendi kendine yetmeyi öğrenecekler. Küçük yaşlardan öğretmeye, bilinçlendirmeye çalışmak en büyük görevlerimizden biri 🙂

Takipte kalın

Eylül 2016 / 5. sınıfın ilk günü
Reklamlar