Bu sorunun cevabı çok karmaşık görünse de oldukça aslında oldukça basit. Tek kelime, İLETİŞİM.

Karşımıza doğru insanlar çıktığında işlerimiz kolaylaşıyor. İnsan psikolojisi, kendimiz gibi aileleri veya çocuğumuz gibi diyabetli başka çocukları görmeye, onlarla iletişim halinde olmaya başladığımızda hayat normalleşmeye başlıyor.

Aslında bizim gibi çok küçük yaşta tanı almış ailelerde tek aşamada iş bitiyor, çünkü çocuk zaten diyabetsiz bir hayat tanımadığı için adaptasyonu da daha kolay oluyor…

Bence biz şanslı bir nesiliz; sosyal medya denen uçsuz bucaksız bir kaynak, gerek Türkiye’de gerek yabancı ülkelerde yüzünü görmediğimiz sesini duymadığımız, ama aynı dili konuştuğumuz, dertleştiğimiz, zaman zaman büyük yardımlarını gördüğümüz onlarca arkadaşımız dostumuz var.

Bu iş iki aşama; önce biz normalleştiriyoruz hayatı, sonra da bunu çocuklarımıza yansıtıyoruz.

Çocuklarımız için kendimize örnek alacağımız pırıl pırıl gençlerimiz, bizi yönlendiren dostlarımız var. Sevgili Esra Avcı da bunlardan biri, diyabetimben.com sitesi ile aradığımız güvenilir teknik bilgileri vermesinin yanı sıra bir kız annesi olarak her zaman kahramanım olmuştur 🙂

Ve başa çıkmamızda en büyük rol, kuşkusuz diyabet ekibimizdedir, 11 sene içinde farklı farklı kişilerle beraber olma fırsatı bulduk; hepsinin ayrı ayrı Nitsa üzerinde emekleri büyüktür. İlk tanı aldığımız aylarda, bizi gençlerle bir araya getiren, herşeyin aslında çok kolay olduğunu anlatan o dönemki sevgili diyetisyenimiz Muazzez hanım ( Garibağaoğlu) da beni hayata döndürenlerin başında gelir.

Tanı aldıktan 2 ay sonra